Bu yazımızda Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (TCK m. 188) ile Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçu (TCK m. 191) arasındaki fark incelenecektir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki failin eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu mu yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesinde belirgin rol oynayan husus, sanığın amacıdır. Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti suçu ile uyuşturucu kullanma suçu arasındaki fark hususunda sanığın amacının anlaşılabilmesi konusunda bazı kriterler geliştirmiştir.
1- Failin Davranışları
Uyuşturucu madde ticareti suçu ile uyuşturucu kullanma suçu arasındaki fark kriterlerinden ilki failin davranışlarıdır. Failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma ya da devir veya tedarik etme hususunda herhangi bir davranış içerisine girip girmediği, failin telefon incelemesinde pazarlık yapma, numune gösterme ve benzeri davranışlarda bulunduğuna yönelik mesajlaşmaların olup olmadığı hususları suç vasfının tayininde son derece önemlidir. Örneğin, sanığın telefonunda yapılan incelemede Whatsapp isimi uygulama üzerinden uyuşturucu satışı yapmak amacıyla alıcı kişiye numune uyuşturucu madde fotoğrafı gönderdiğine yönelik mesajların bulunması halinde fiil uyuşturucu madde ticareti olarak kabul edilir.
2- Uyuşturucu Maddenin Bulunduğu Yer
Uyuşturucu madde ticareti suçu ile uyuşturucu kullanma suçu arasındaki fark kriterlerinden ikincisi uyuşturucu maddenin bulunduğu yer olarak karşımıza çıkmaktadır. Uyuşturucu maddenin zula ev olarak tabir edilen sadece uyuşturucu maddenin saklanması amacıyla kullanılan bir evde veya bu amaca tahsis edilmiş bir depoda ele geçirilmesi uyuşturucu madde ticareti yapıldığına ilişkin önemli bir belirti olabilecekken; uyuşturucu maddenin her zaman kolaylıkla erişilebilecek bir yerde, örneğin failin evinde veya işyerinde bulundurulması kullanmak için uyuşturucu madde bulundurulduğu konusunda yorumlanabilecektir. Yine failin araç içerisinde seyahat etmekteyken uyuşturucu maddeleri kolayca erişebileceği torpido, koltuk üzeri gibi bir yerde mi yoksa aracın ilk bakışta görünmeyecek motor kaputu gibi yerlerinde zulalanmış halde mi bulundurduğu suç vasfının tayininde önemlidir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 30.11.2015 Tarih ve 2015/5537 E. , 2015/33109 K. Sayılı Kararında araç içerisinde seyahat etmekte olan sanığın uyuşturucu maddeleri aracın sağ ön yolcu kısmındaki paspas üzerinde bulundurması ve sanığın uyuşturucu kullandığına yönelik dosya içerisindeki somut bilgi ve belgeleri göz önünde bulundurarak sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu hususunda değerlendirmelerde bulunmuştur.
Kararın ilgili kısmı; “16.01.2015 tarihli tutanakta belirtildiği gibi A.. ilçesinden M.. iline plakalı araç ile uyuşturucu getirileceği bilgisi alınması üzerine aracın durdurulduğu içinde sanık E.. İ.. ve B.. D.. bulunduğu, aracın sağ ön yolcu kısmındaki paspas üzerinde poşet içinde 5 ayrı gazete kağıdına sarılı toplam net 250,95 gram esrar ile 40 adet sentetik uyuşturucu hap ele geçirildiği, sanığın aldırılan kan ve idrar raporunda esrar kullanımı pozitif olduğunun tespit edildiği ve ele geçirilen kullanım sınırları içerisindeki maddeleri sanığın başkasına satacağına veya vereceğine ilişkin delil bulunmadığından eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaatine varılmıştır.” şeklindedir.
3- Uyuşturucu Maddenin Bulunduruluş Biçimi
Uyuşturucu madde ticareti suçu ile uyuşturucu kullanma suçu arasındaki fark kriterlerinden üçüncüsü uyuşturucu maddenin bulunduruluş biçimidir. Uyuşturucu maddenin çok sayıda ve özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde bulunması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartı sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yer veya yakınında hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, hassas terazinin madde bulaşıklı olması, uyuşturucu maddeyi parçalara ayırmaya yönelik bıçak, satır gibi aletlerin madde bulaşıklı olması hususları suç vasfının belirlenmesinde önemlidir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 22.10.2018 Tarih ve 2017/4303 E. , 2018/7232 K. Sayılı Kararında sanığın hem evinde hem üzerinde hem de yanında taşımış olduğu pakette uyuşturucu madde bulunmasının eylemine uyan uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılması gerektiğine hükmetmiştir.
Kararın ilgili kısmı; “Sanığın da imzasını taşıyan olay tutanağına göre, … Emniyet Müdürlüğüne yapılan ihbarda, sanığın evinde satmak amacıyla esrar bulundurduğu ve zaman zaman otogardan batı illerine esrar gönderdiği ve olay tarihinde de otogardan il dışına esrar nakledeceğinin bildirilmesi üzerine, olay yerine gelen görevliler tarafından, sanığın ihbara uygun biçimde saat 17.10 sıralarında elinde siyah bir naylon poşetle … otogara gelirken, … Otogar girişinde yakalanması ve yapılan aramada elindeki naylon poşetin içerisinde üzerine alıcısının kimliği de yazılmak suretiyle koli şeklinde başkasına gönderilmek üzere hazırlanmış net 99,280 gram toz esrar elde edilebilecek miktarda 408 gram ağırlığında kubar esrar, gömleğinin sol cebinde net 0,480 gram toz esrar elde edilebilecek miktarda 1,200 gram ağırlığında kubar esrar, evinde yapılan aramada da net 1,606 gram toz esrar elde edilebilecek miktarda 7,300 gram ağırlığında kubar esrar, ele geçirilmesi karşısında; suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarı, bulundurulma şekli, ele geçiriliş biçimi, sanığın yakalandığı yer ve zaman dikkate alındığında, sanığın bu maddeleri başkalarına verme amacı ile bulundurduğu açık olup, eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun niteliği yanlış değerlendirilerek kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulması” şeklindedir.
4- Uyuşturucu Madde Miktarı
Uyuşturucu madde ticareti suçu ile uyuşturucu kullanma suçu arasındaki fark kriterlerinden dördüncüsü uyuşturucu madde miktarıdır. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliği, cinsi ve kalitesine göre değişiklik gösterebilmektedir. Adli Tıp Kurumunca esrar kullananların her defasında bir ila bir buçuk gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebilecekleri değerlendirilmektedir. Yine esrar kullanma alışkanlığı olanların birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayabilecek miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında ya da kolay ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre esrar kullanan faillerin, olağan sayılan bu süre içerisinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar maddesi bulundurmaları durumunda, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.10.2013 Tarih ve 2012/10-1335 E. , 2013/423 K. Sayılı kararında sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına yönelik başkaca somut, yeterli, her türlü şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilememesi nedeniyle 345,10 gramlık esrar maddesinin yıllık şahsi kullanım sınırları içerisinde olduğu yönünde değerlendirmelerde bulunmuştur.
Kararın ilgili kısmı; “Bir ihbar üzerine yakalanan sanığın üzerinde taşıdığı poşetin içerisinde ele geçirilen kenevir bitkisi dışında, uyuşturucu madde ticareti yaptığı yolunda teknik ya da fiziki takip, tanık beyanı, iletişimin tespiti v.b gibi somut, yeterli, her türlü şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilememesi, uygulamada ilke olarak kabul edilen yıllık uyuşturucu madde kullanım miktarı göz önünde bulundurulduğunda, adli raporda belirtilen 345,510 gramlık esrar maddesinin yıllık şahsi kullanım sınırları içerisinde olması, sanığın uyuşturucu maddeyi satmak için değil kullanmak amacıyla satın aldığı yönündeki aksi kanıtlanamayan istikrarlı savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği şüphe boyutundan öteye geçememektedir.” şeklindedir.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 27.10.2016 Tarih ve 2016/2049 E. , 2016/5288 K. Sayılı kararında sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına yönelik başkaca somut, yeterli, her türlü şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilememesi nedeniyle 5 paket halinde daralı 1,58 gram eroin ve 5 adet kırmızı reçeteyi tabi tablet maddelerinin uyuşturucu ticareti yapma suçunu değil kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu yönünde değerlendirmelerde bulunmuştur.
Kararın ilgili kısmı; “Dosya kapsamına ve 18/08/2015 tarihli “Yakalama- üst arama -olay- tartı ve muhafaza altına alma tutanağı” başlıklı tutanağın içeriğine göre, söz konusu tutanağı düzenleyen kolluk görevlilerinin, “sanığın olay tarihinde üçüncü kişilere uyuşturucu madde sattığına” ilişkin görgüye dayalı bilgileri olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki “tutanak düzenleyicilerin tanık sıfatı ile dinlenmesi gerektiği” hususuna yönelen bozma düşüncesi benimsenmemiştir. Sanıkta ele geçen 5 paket halinde daralı 1,58 gram eroini ve 5 adet kırmızı reçeteyi tabi tableti, kullanmak için bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine, kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, dolayısı ile sanığın eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu” oluşturduğu” şeklindedir.
5- Uyuşturucu Madde Çeşitliliği
Uyuşturucu madde ticareti suçu ile uyuşturucu kullanma suçu arasındaki fark kriterlerinden beşincisi uyuşturucu madde çeşitliliğidir. Birden fazla çeşit uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bir arada bulundurulması (Esrar, eroin, kokain, MDMA, sentetik kannabinoid gibi maddelerin bir arada bulundurulması gibi) uyuşturucu ticareti yapıldığı yönünde önemli bir belirti olabilecekken; tek çeşit madde bulundurulması kullanım amacıyla bulundurulduğu yönünde yorumlanabilecektir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 20.10.2015 Tarih ve 2015/4313 E. , 2015/32606 K. Sayılı kararında sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına yönelik başkaca somut, yeterli, her türlü şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilememesi nedeniyle sanığın üzerinden çıkan MDMA içeren 61 adet tablet ile THJ-2201 içeren 4 gramdan ibaret maddelerin uyuşturucu ticareti yapma suçunu değil kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu yönünde değerlendirmelerde bulunmuştur.
Kararın ilgili kısmı; “Şüphe üzerine durdurulup üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine, cebinden çıkardığı MDMA içeren 61 adet tablet ile THJ-2201 içeren 4 gramdan ibaret maddeleri, kolluk görevlilerine teslim eden sanığın, bu maddeleri yakalanmasından bir saat kadar önce tanımadığı kişiden kullanmak için aldığına ve ikamet ettiği şehre gitmek üzere otogara doğru giderken yakalandığına ilişkin savunmasının aksine, kullanma sınırları içindeki bu maddeleri satacağına veya başkasına vereceğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, “uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır” şeklindedir.
6- Failin Uyuşturucu Madde Kullanıp Kullanmadığı
Uyuşturucu madde ticareti suçu ile uyuşturucu kullanma suçu arasındaki fark kriterlerinden altıncısı failin uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığıdır. Ticaretini yapmak için değil de kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğunu öne süren failin gerçekten uyuşturucu kullanıp kullanmadığının tespiti için kan numunesi alınması, idrar testi veya saç örneğinin alınarak genetik ve moleküler inceleme yapılması, önceden uyuşturucu kullanmak suçundan hakkında soruşturma dosyası bulunup bulunmadığı hususları suç vasfının tayini için son derece önemlidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 19.02.2019 Tarih ve 2017/10-972 E. , 2019/114 K. Sayılı kararında ayrı ayrı kâğıda sarılı paketlerde, satışa hazır ve 13 parça hâlinde uyuşturucu madde ele geçirilen sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ve uyuşturucu ticareti yapma suçundan iki ayrı dava açıldığı, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlamasıyla yapılan yargılamada sanığın uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle saptanmadığından bu suçlamadan beraat ettiği, dolayısıyla uyuşturucu madde kullandığı ispatlanamayan sanığın bu yöndeki savunmalarının uyuşturucu ticareti yapma suçunu gizlemeye yönelik olduğu konusunda değerlendirmelerde bulunmuştur.
Kararın ilgili kısmı; “Öte yandan, kendisinden ayrı ayrı kâğıda sarılı paketlerde, satışa hazır ve 13 parça hâlinde uyuşturucu madde ele geçirilen sanığın, uyuşturucu madde kullandığını açıklaması nedeniyle, hakkında ayrıca “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan dava açılmış ise de uyuşturucu madde kullanımının teknik yöntemlerle saptanmadığı da dikkate alındığında, suç konusu uyuşturucu maddeyi içmek için bulundurduğuna yönelik savunmasının, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu gizlemeye ve bu suçun cezasından kurtulmaya yönelik olduğunun, bu bağlamda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun sübut bulmadığının kabulü gerekmektedir.” şeklindedir.
7- Failin Sosyal ve Ekonomik Durumu
Uyuşturucu madde ticareti suçu ile uyuşturucu kullanma suçu arasındaki fark kriterlerinden yedinci ve sonuncusu failin sosyal ve ekonomik durumudur. Failin sosyal ve ekonomik durumunun, geçimini ne ile sağladığının, gelirinin tespit edilmesi; ele geçirilen uyuşturucu maddeyi kullanmak için mi bulundurduğu yoksa ticaret amaçlı mı bulundurduğu konusunda önemli bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 06.12.2017 Tarih ve 2017/4166 E. , 2017/6864 K. Sayılı kararında sanığa ait poşet içerisinde net 780 gr esrar ele geçirildiğini, savunmasında uyuşturucu maddeyi 750 TL karşılığında satın aldığını, oto elektrikçi olduğunu ve aylık gelirinin 750 TL olduğunu beyan ettiğini ancak geliri ile mütenasip olmayan bir para ile satın aldığı net 780 gr gelen esrarı yanında bulundurup nakletmesine dair eyleminin uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğu yönünde değerlendirmelerde bulunmuştur.
Kararın ilgili kısmı; “Somut olayda; araç içerisinde yapılan aramada, sanığa ait poşet içerisinde net 780 gr esrar ele geçirildiği; araç içerisinde sanığın başkaca bir eşyasının bulunmadığı; savunmasında esrarı Tarlabaşı’nda bir şahıstan 750 TL’ye aldığını ve oto elektrikçisi olup aylık gelirinin 750 TL olduğunu beyan etmesi, karşısında; geliri ile mütenasip olmayan bir para ile satın aldığı net 780 gr gelen esrarı yanında bulundurup nakletmesine dair eyleminin, gerekçe de belirtilen şekilde “sadece miktardan yola çıkarılarak sanığın mahkumiyetine gidilemeyeceği” denilmek suretiyle başkaca hiçbir ölçüt değerlendirilmeden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması” şeklindedir.
Sonuç
Unutulmamalıdır ki, yukarıda bahsedilen kriterler yüzlerce somut olay göz önünde bulundurularak belirlenmiştir ve genel kriterlerdir. Her somut olayın kendine özgü bir doğası bulunmaktadır. Somut olayda kriterlerin tamamının uygulanması mümkün olmadığı gibi savunma stratejisinin kurgulanmasında hangi noktalara temas edileceği ve üzerinde durulacağı son derece önemlidir.

Bir yanıt yazın